Üslup, Kazandırır Yada Kaybettirir « Kula Haberleri

22 Ekim 2021 - 20:16

Üslup, Kazandırır Yada Kaybettirir

Üslup, Kazandırır Yada Kaybettirir
Son Güncelleme :

28 Haziran 2021 - 12:58

14 views

Üslup, Kazandırır Yada Kaybettirir

Üslubunu bozmak, kendini bozmaktır bir bakıma. Duruşun bozulur, saygın zarar görür, sevgiler sekteye uğrar ve kaybedilenler listesi uzar gider. Kazandıkların zararın olur çıkar. Kırdığın, üzdüğün derece nispetinde kaybedersin aslında. Anlık zafer ilan ettiğin savaşlarında, alkışlara aldanırsın. Ama alkışların çoğu yanlışlarınadır, anla(ya)mazsın.

Çoğunlukla konuşarak anlaşan âdemoğlu, bu meziyetini sergilerken bazen bilerek, bazen istemeden bu iletişim yolunu sekteye uğratacak davranışlar ortaya koyar. İşte bunlardan ilkidir üslupsuzluk…

Üslupsuzluğun verdiği zararı bir kimseye başka ne verir ki? Hadi zararı kendi görse neyse. Kendi ile birlikte onunla yol yürüyen, ona gönül veren en yakınları da zarar görebilmekte. Her ne kadar bu yaklaşım doğru olmasa da olan, üslupsuzun yanında saf tutana da oluyor.

Böyle bir girişten sonra konu nereye gidecek bilemem. Bunu klavye üstünde ki parmaklarıma bıraktım lakin konunun nereye gidemeyeceğini biliyoruz.

Laf-ı güzaf olarak adlandırdığımız birçok söylemin, belki kendini yetiştirme gayretinde olan sağduyu sahibi kişilerde etkisini az görsek de kendini yetiştirme gayretinden bihaber olanlar üzerindeki etkisi yadsınamıyor. Bir anlam kargaşası bir farklı yorum derken, kartopu misali ondan bir parça tutanı da içine alıp götürüveriyor ansızın.

Böylesi durumlarda, göze çarpan ya da kulağa gelen birçok söylemde yanılgıya düşmek kabul edilebilir bir nebze. Bunu da algıyı yorumlama esnasında geçen sürece bağlayabiliriz ve bu çok olağandır. Sorun ise yorumlama sürecinden sonraki ısrarcı olma tutumudur, yersiz yargılardır ve bunu tetikleyen şey ise nefsani dürtülerdir bir bakıma. Bu tür dürtülerin, kişiye ne kazandırdığından öte ne kaybettirdiğini ölçebilen bir alet olsaydı, eminim sonuçları itibariyle birçoğumuz sınıfta kalmıştık.

Konu üslup olunca, Ziya Paşa’nın “ Üslubu beyan aynıyla insan.” İfadesi aklınıza gelmiştir hemen ve üslubu ne kadar yerinde kullanıp kullanamadığımızı sorgulamışızdır kendi kendimize. Yaşanmışlıklar gelmiştir aklımıza, ‘keşke demeseydim, bu kadar öfkelenmeseydim diye…’ İşte tam da burada birçoğumuzda bulunmayan, tecrübesizlikten kaynaklı üslubu doğru kullanma, ikna etme becerisi diye adlandırabileceğimiz bir sanat var. Yerinde konuşma, yerine koyma sanatı ‘Belagat’ Kelimelere yüklenen nezaketin, karşı tarafı dinleme erdemliliğinin, duygudaşlık ve bir tutam tebessümden oluşan cümlelerin, oluşturacağı coşkunun ortak adı. Hani büyüklerimizde olur genelde, tane tane konuşur onlar. Öfkemizi dindirir, hatta gülümsetirler bizi. Hiç böyle düşünmemiştim dersiniz. Hal böyle olunca kim o coşkuya bırakmaz ki kendini. Tabi ki üslupsuz dil kullananlar… Atalarımızdan bahisle yılan konusuna değinmeyeceğim, lakin tatlı dil konusu üzerinde düşünmenizi öneririm. Kibirden, hasetten uzak kalarak, ben bilirimciliği boş vererek, hele şu zor zamanlarda ter dökmeden, zorlanmadan kazanabileceğiniz gönüller, fethedebileceğiniz kalpler varken.

İtiraf edelim, sırf bize benzemiyor diye haz etmediğimiz nicelerini, nezaketinden ve alçak gönüllüğünden ötürü takdir ettiğiniz olmadı mı? Ama gelin görün ki kalpleri esir alan nefislere yenik düşerek, dinlemeden anlamadan ses yükselterek, ne olmasını gerektiğinin değil, neyi dayatmak istediklerinin önemli olduğu, kafiyeli cümlelerle karşısındakini sindirmek, güce ram olanların en mühim meziyetidir. Buraya dikkat edin, hissenize düşeni alın. Koltuğunuzdan kalktığınızda, odanızdan ayrıldığınızda, paraşütle gelip patikadan inmek zorunda kaldığınızda, selam verilemeyecek derecede gözler sizden kaçırılıyorsa, erdemli olup kırdığınız kalpleri onarmak gibi bir meziyetiniz yok, karşılaşıldığında yüzlerde tebessüme de neden olamıyorsanız aklınızdaki, tavrınızdaki ve dilinizdeki üsluba dikkat ediniz. Hayatın ne getireceği beli olmaz. Zaman geçiyor, makamlar gidiyor, sevdiklerimiz bir bir anılarda yerini alıyor, an geliyor koca bir semte sığdıramadığınız hayat bir eve sığıyor…

Hülasa, kırmayınız ki kırılmayasınız. Sağlıcakla kalın.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.